Comparative ve Superlative ile ilgili örnekler

İngilizcede sıfatlar mevzusunun bilinmesi ihtiyaç duyulan en mühim mevzularından bir tanesi de sıfatlarda derecelendirmedir. Yazımzıda bol miktarda Comparative ve Superlative hakkında örnekler bulacaksınız.


Comparative ve Superlative hakkında örnekler

Sıfatlarda derecelendirme yaparken Comperative ve Superlative kullanırız. Daha ilkin dersi anlatmıştık. Dilerseniz alttaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz.

Superlative tek heceli ve tek sesli sıfatlar hakkında örnekler

  • Yesterday was the coldest day of the year. I almost froze to death walking home from school! ( Dün yılın en soğuk günüydü. Okuldan eve yürürken neredeyse donarak ölecektim!)
  • That was the worst movie I’ve ever seen. I almost walked out in the middle. ( İzlediğim en fena filmdi. Neredeyse ortasından çıkıyordum.)
  • Jerry is the smartest student in our class. He gets the top grades in every course. ( Jerry, sınıfımızdaki en zeki öğrencidir. Her dersten en yüksek notları alır. )
  • Bob told the funniest story last night. I couldn’t stop laughing. ( Bob dün gece en gülünç hikayeyi anlattı. gülmeden duramadım. )
  • Whales are the largest animals in the world. ( Balinalar dünyanın en büyük hayvanlarıdır. )
  • The Nile is the longest river in the world. ( Nil dünyanın en uzun nehridir. )
  • Marie is the luckiest person I know. She özgü won the lottery four times! ( Marie tanıdığım en talihli insan. Piyangoyu dört kez kazandı! )
  • Mount Everest is the highest mountain in the world. ( Everest Dağı, dünyanın en yüksek dağıdır. )
  • Bill Gates is one of the richest men in the world. ( Bill Gates dünyanın en varlıklı adamlarından biridir. )
  • I finished the exercise in five minutes. It was the easiest homework the teacher özgü ever given us. ( Egzersizi beş dakikada bitirdim. Öğretmenin bizlere verdiği en basit ev ödeviydi. )
  • I was afraid to turn off the lights last night. That was the scariest show I’ve ever watched. ( Dün gece ışıkları kapatmaya korktum. İzlediğim en korkulu diziydi. )
  • Angela works  harder than I do, but our secretary works the hardestof all of us. (Angela benden daha fazla (çok) çalışıyor fakat sekreterimiz hepimizden daha fazla (çok) çalışıyor.)
  • Ken arrived  the earliest of them all. ( Ken, hepsinden en erken geldi.)
  • My lunch only cost $7.00. That must be the cheapest restaurant in town. ( Öğle yemeğim yalnızca 7,00 dolara mal oldu. Bu şehirdeki en ucuz restoran olmalı. )
  • Arthur hates to clean. He özgü the dirtiest apartment I’ve ever seen. ( Arthur temizlik yapmaktan nefret eder. Gördüğüm en pis daireye sahip. )
  • Andrew is the fastest runner on the team. ( Andrew takımdaki en süratli koşucu.)
  • Bonnie works the hardest of all the employees in the office. ( Bonnie, ofisteki bütün çalışanlar arasında maksimum çalışan kişidir.)
  • This is the fanciest dress I own. ( Bu haiz olduğum en hoş elbise.)
  • January is the coldest month of the year. ( Ocak senenin en soğuk ayıdır.)


Superlative gayri muntazam sıfatlar hakkında örnekler

  • Kamuran sings the most beautifully of all the people in the choir. ( Kamuran, korodaki bütün insanların en hoş şarkısını söylüyor. )
  • Please give me your recipe. That is the most delicious cake I’ve ever eaten. (Lütfen bana tarifini ver. Bu şimdiye kadar yediğim en leziz kek.)
  • He is the most boring speaker I have ever heard. Half the audience fell asleep during his speech. ( O hayatımda duyduğum en sıkıcı konuşmacı. Seyircinin yarısı hitabı esnasında uyuyakaldı. )
  • That is the most valuable painting in the art gallery. It’s worth a million dollars. ( Sanat galerisindeki en kıymetli tablo bu. Bir milyon dolar değerinde. )
  • Burcu speaks the most fluently of all the gelgez students in the class. ( Sınıftaki bütün gelgez öğrencileri arasında en akıcı  konuşan Burcu’dur. )
  • My daughter cooks  better (well) than I do, but my husband cooks the best (well) of all of us. (Kızım benden daha iyi yiyecek yapıyor fakat kocam hepimizin en iyisini pişiriyor. )
  • This is the worst movie I have ever seen. (Bu şimdiye kadar gördüğüm en fena film.)
  • This apartment is the most convenient of all the apartments I have seen. (Bu daire, gördüğüm bütün dairelerin en uygunu.)
  • That gold necklace is the most expensive one in the whole store. (O altın kolye bütün mağazadaki en pahalı olanı.)
  • This book is the most interesting than the one I read last week. (Bu kitap geçen hafta okuduğum kitabından en enteresan olanı.)
  • In my opinion, a deer moves the most gracefully of all the animals. (Bence geyik bütün hayvanlar arasında en zarif hareket edenidir.)


Comparative gayri muntazam sıfatlar hakkında örnekler

  • I drive more carefully (carefully) than my husband. ( Kocamdan daha dikkatli otomobil kullanıyorum. )
  • Daniel drives more carefully than his father. ( Daniel babasından daha dikkatli otomobil kullanıyor. )
  • Our teacher explains the lessons more clearly (clearly) than your teacher. (Öğretmenimiz, dersleri öğretmeninizden daha aleni anlatır. )
  • Hakan sings even more beautifully than her mother, who is a famous opera star. In fact, she has the most beautiful voice I’ve ever heard. (Hakan, meşhur bir opera yıldızı olan annesinden bile daha hoş şarkı söylüyor. Aslında, şimdiye kadar duyduğum en hoş sese sahip. )
  • Judy goes to the library more often than I do. ( Judy kütüphaneye benden daha sık gider. )
  • December 21 is the shortest day of the year. It is shorter than any other. (21 Aralık senenin en kısa günüdür. Diğerlerinden daha kısadır. )
  • Mrs. Deniz speaks more fluently than her husband, but her daughter speaks the most fluently of the whole family. (Deniz Hanım kocasından daha kesintisiz konuşuyor fakat kızı bütün aile içerisinde en kesintisiz konuşanı.)


Comparative tek heceli ve tek sesli sıfatlar hakkında örnekler

  • Veli arrived at the meeting earlier than Ali. (Veli toplantıya Ali’den ilkin geldi.)
  • Teenagers usually drive faster than their parents. (Gençler genelde anne babalarından daha süratli otomobil kullanırlar.)
  • The teacher arrived later than the students. (Öğretmen öğrencilerden daha geç geldi.)
  • The politician spoke louder than was necessary. (Politikacı gereğinden fazla yüksek sesle konuştu.)
  • When we travel, my suitcase is always heavier than my husband’s. (Seyahat ettiğimizde bavulum her vakit kocamınkinden daha ağırdır.)
  • Ayşe usually gets up earlier than her sister. (Ayşe genelde kız kardeşinden daha erken kalkar.)
  • Ali finished the homework faster than anyone else in the class. (Ali ödevi sınıftaki herkesten daha süratli bitirdi.)
  • A turtle moves slower than a rabbit. (Kaplumbağa tavşandan daha yavaş hareket eder.)


Comparative ve Superlative Soru cümlesi örnekleri

  • What is the most beautiful place you know? (Bildiğin en hoş yer neresi?)
  • What is the most beautiful place to visit in your country? (Ülkenizde ziyaret edilecek en hoş yer neresidir?)
  • Who is the most kindest person you know? ( Tanıdığın en kibar şahıs kim? )
  • What is the best movie you have ever seen? ( İzlediğin en iyi film hangisi? )
  • What is the happiest day in your life? ( Hayatındaki en sevinçli gün nedir? )
  • What is the craziest thing you have ever done? ( Yaptığın en çılgınca şey nedir? )
  • What is the most expensive thing you have ever bought? ( Şimdiye kadar satın aldığınız en pahalı şey nedir? )
  • What is the best restaurant in your city? ( Şehrinizdeki en iyi restoran hangisi? )
  • What is the most exciting place you have ever been? ( Şimdiye kadar bulunduğun en coşku verici yer neresiydi? )
  • Who is the most interesting person you have ever met? ( Tanıştığın en enteresan şahıs kim? )
  • What is the biggest mistake you have ever made? (Şimdiye kadar yapmış olduğunuz en büyük hata nedir?)



Ayrıca bakınız

  • İngilizce sıfatlarda dereceler hakkında örnekler | Comperative and Superlative)
  • İngilizce sıfatlarda dereceler | Comparisons (Comperative and Superlative)