What is the difference on time and in time? | On time ve in time arasındaki fark nedir?

The expressions both “on time” and “in time” are similar but they are difference as meaning. Now let’s learn the difference in meaning. 


What is the difference on time and in time?

“On time” means at the particular point at which it was expected. That is happening at the planned time. ( Turkish: Tam zamanında , ucu ucuna olan zamanda kullanılır.)

  • The teacher want to start the lesson on time. She said that please don’t be late. (Öğretmen derse zamanında adım atmak istiyor. Lütfen geç kalmayın dedi.)
  • The film started on time. (Film zamanında başladı.)
  • I nearly forgot that it was my girlfriend’s birthday. Fortunately I remembered on time. (Neredeyse kız arkadaşımın doğum günü bulunduğunu unutuyordum. Neyse ki zamanında hatırladım.)
  • I nearly missed my flight this morning. I got to the airport just on time. (Bu sabah neredeyse uçağımı kaçırıyordum. Tam zamanında havaalanına vardım.)
  • The train service is not very good. The trains are rarely on time. (Tren servisi oldukça iyi değil. Trenler seyrek zamanında gelir.)
  • The film was supposed to start at 9:00, but it didn’t begin on time. (Filmin 9:00’da başlaması gerekiyordu fakat zamanında başlamadı.)

“In time” means earyly enough . (Turkish: Yeterli vakit olduğu vakit yani geniş vakit var ise in time kullanılır)

  • We got home in time to see the football match. (Futbol müsabakasını seyretmek için eve zamanında geldik.)
  • Why are you never in time? You always keep everybody waiting. (Neden katiyen zamanında değilsin? Her vakit herkesi bekletiyorsun.)
  • The bus was late this morning, but it is usually in time. (Otobüs bu sabah geç kaldı, fakat genelde vaktindedir.)
  • We arrived at the stadium in time. (We arrived there before the game) (Stadyuma zamanında vardık. (Oraya maçtan ilkin geldik)
  • They arrived in time to get some drinks before the film started. (Film başlamadan ilkin bir şeyler içmek için zamanında geldiler.)
  • Will you be work in time for lunch? (Öğle yemeğine zamanında çalışacak mısın?)
  • I often use the structure in time to do something. (Bir şeyler yapmak için zamanla yapıyı sık sık kullanırım.)


Ayrıca bakınız

  • Choose, select ve pick arasındaki farklar nelerdir?